Son yıllarda bağımlılık deyince akla ilk gelenler genelde alkol, esrar ya da kokain oluyor. Ancak sahnenin gerisinde sessiz ama giderek büyüyen bir tehlike var: Pregabalin. Lyrica-Galara-Perge gibi isimleri olan bu ilaç, başlangıçta epilepsi, nöropatik ağrı ve anksiyete tedavisi için geliştirilmişti. Fakat özellikle Türkiye’de, son 10 yılda kötüye kullanım oranlarında adeta patlama yaşandı.

2007–2018 arasında pregabalin tüketimi 36 kat arttı. Bunun üzerine 2019’da yeşil reçete kapsamına alındı ve denetimler sıkılaştırıldı. Ancak istatistikler hâlâ ürkütücü: opioid bağımlılarında pregabalin kötüye kullanım oranı %3 ila %68 arasında değişiyor. Türkiye’de eroin kullanan kişilerin neredeyse beşte birinde pregabalin de pozitif çıkmış durumda. Yani Lyrica çoğunlukla başka maddelerle birlikte, “etkiyi uzatmak” veya “yoksunluğu bastırmak” için kullanılıyor.

Uzun Dönem Etkiler: Beden ve Zihin Üzerinde Yıkım

Pregabalin, kısa vadede kişiye gevşeme ve öfori hissi verse de, uzun vadede bedensel ve zihinsel açıdan ağır sonuçlara yol açıyor.

Bırakma Süreci: Yoksunluğun Zorluğu

Pregabalini aniden bırakmak çoğu zaman opioid yoksunluğuna benzer semptomlara yol açabiliyor: yoğun terleme, çarpıntı, bulantı, şiddetli uykusuzluk, panik ataklar, depresyon, hatta psikotik tablolar (hezeyanlar, halüsinasyonlar).

Klinikte en güvenli yöntem, ilacın kademeli olarak azaltılması. Yavaş doz kesimiyle birlikte semptomlar hafifliyor ve sürece dayanmak mümkün olabiliyor.

Sonuç: Sessiz Salgına Dikkat

Lyrica, toplumda hâlâ masum bir “ilaç” gibi görülüyor. Oysa uzun vadeli etkileri ve yoksunluk tablosu, onu klasik bağımlılık yapan maddelerden ayırmıyor.

Unutulmamalı ki bağımlılık sadece sokakta satılan maddelerle sınırlı değil. Reçeteli ilaçlar da, yanlış ellerde, aynı derecede yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor.

Bağımlılıkla Alakalı Diğer Yazılarım İçin Tıklayın